Kapat
İlaçlar 792 0

Randomize Kontrollü Çalışma Nedir? Randomizasyon Nedir? Randomize Çalışma Nedir? İlaç Üretiminde Randomize Kontrollü Çalışmaların Önemi

Randomize kontrollü çalışmalar, yeni tedavileri test etmek için mevcut en güvenilir yöntemdir. İlaç şirketlerinin deneysel bir ilacın etkinlik ve güvenlik düzeyini hesaplamak ve kanıtlamak için karşılaması gereken standart haline gelmiştir.

Bu makalede, randomize kontrollü bir çalışmanın kurulumuna ve avantajlarına ve ayrıca plasebo tedavisinin bazı etik hususlarını inceliyoruz.

Randomize Kontrollü Çalışma Nedir?

Araştırmacılar, bir ilacın belirli bir grup insan üzerindeki etkilerini test ederken, referans olarak başka birini ölçmek için bir deneme başlattırlar.

Randomize kontrollü bir çalışmanın bilimsel tasarımı aşağıdaki gibidir:

  • Rastgele: Araştırmacılar, denemedeki hangi katılımcıların yeni tedaviyi, hangilerinin plasebo veya sahte tedavi alacağına rastgele karar verirler.
  • Kontrollü: Deneme, karşılaştırma veya referans için bir kontrol grubu kullanılır. Kontrol grubunda, katılımcılar yeni tedaviyi almazlar, bunun yerine bir plasebo veya referans tedavisi alırlar.

FDA; genel olarak, sonuçlar ilacın etkilerinin iddialarına uygun olduğunu gösteriyorsa ve bu faydalar güvenli olmayan yan etkilere neden olmadan ortaya çıkarsa, yeni bir tedavinin daha geniş kullanım için güvenli ve etkili olduğunu onaylayacaktır.

Randomizasyonun Nedenleri

Randomizasyon, sonuçların çarpıtılmasını veya kasıtlı olarak değiştirilmesini önler. Araştırmacılar, katılımcıları rastgele gruplara atamadıkça, hem katılımcılar hem de araştırmacı bilim adamları sonuçları etkileyebilir.

Bilim adamları, sonuçların bu çarpıklığını seçim önyargısı olarak adlandırıyor. Bir randomize kontrollü çalışmada, seçim unsuru kaldırılarak seçim önyargısından kurtulunur.

Örneğin; randomizasyon olmadan, bilim adamları, deneysel tedaviden daha fazla yararlanacaklarını düşünürlerse, hastaları bilinçli veya bilinçsiz olarak aktif tedaviyi alan gruba atayabilir. Bu, bir tedavinin gerçekte olduğundan daha faydalı görünmesini sağlayabilir.

Öte yandan, bilim adamları belirli bir tedavinin etkisizliğini veya potansiyel tehlikesini göstermek istiyorlarsa, tedaviyi alan gruba daha yüksek komplikasyon riski veya daha düşük başarı şansı olan katılımcılar atayabilir.

Yeni bir ilacın etkinliğini ve güvenliğini kanıtlamak isteyen bir ilaç şirketinden doğrudan veya dolaylı fon alan araştırmacılar tarafından yapılan denemelerde seçim yanlılığı riski de yüksek olabilir.

Bu nedenle, ilaç üreticilerinin olumlu sonuçlar elde etmede açık bir mali çıkarları olduğundan, araştırmacılar klinik bir araştırma yürütürken olası herhangi bir çıkar çatışmasını açıklamalıdır.

Hangi katılımcıların deneysel ilacı aldığını bilmek, şüpheli motivasyonların yanı sıra sağlam motivasyonlara da neden olabilir. Doktorların sonuçlar üzerinde iyi niyetli bir etkisi olabilir. Bir ilacın güvenliğiyle ilgili endişeleri olan araştırmacılar gibi iyi niyetli seçim önyargısı bile bilimsel olarak sağlam değildir.

Örneğin, aktif tedavi ciddi yan etkiler oluşturuyorsa, doktorlar belirli türdeki katılımcıları ilaçtan korumaya çalışabilirler. Deneme sırasında farklı deneklere farklı şekillerde muamele etmek, benzer karşılaştırmaların bütünlüğünü azaltır ve yanlış sonuçlar verir.

Randomizasyon, önyargıyı ortadan kaldırır ve bir denemede iki grup arasında doğrudan bir karşılaştırmaya gerçekten izin vererek, ilacın dağıtımdan sonra daha geniş popülasyonla nasıl tepki vereceğinin gerçek bir temsilini sağlar.

Kontrol Grubu

Bir randomize kontrollü çalışma, araştırmacıların rastgele insanları atayacağı bir kontrol grubuna sahip olacaktır.

Randomize kontrollü bir çalışmada kontrol grubunun amacı, araştırmacıların deneme sırasında belirledikleri herhangi bir fayda veya riskin, deneysel tedavi dışındaki faktörlerden dolayı ortaya çıkma olasılığını azaltmaya yardımcı olmaktır.

Kontrol grubunun olmaması, araştırmacıların sağlıkta herhangi bir iyileşme veya düşüşü ilaca veya tedaviye bağlayamayacağı anlamına gelir.

Klinik deneyle ilgili diğer faktörler sonuçları açıklayabilir. Yeni ilacı almadan benzer durumlarla karşılaşan benzer katılımcılarda neler olduğunu karşılaştırmadan, gözlemlenen herhangi bir sağlık değişikliğinin doğru bir şekilde ölçülmesi mümkün olmayacaktır.

Kontrol grubu, büyük denemelerin önemli bir parçasıdır. Şans farklılıklarının ve olağandışı koşulların sonuçlar üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmamasını sağlamak için yeterli sayıda insan yer almalıdır.

Araştırmacılar; kontrol grubundaki kişileri yaş, cinsiyet ve etnik köken açısından eşleştirirler ve vücut ağırlığı, sigara içme durumu veya komorbiditeler gibi bir ilacın veya tedavinin etkisini etkileyebilecek diğer faktörlerle birlikte değerlendirirler.

Kontrol grubu bir plasebo alabilir. Bu, deneysel tedaviye çok benzeyen ancak tedavinin sözde faydalarına neden olan etken maddeyi içermeyen sahte bir tedavidir. Alternatif olarak, araştırılan ek unsurlar olmaksızın standart muamele alabilirler.

Kontrol grubunun kalitesi, katılımcılarının aktif grubunkilere benzerliği açısından önemlidir. Randomizasyon, kontrol grubu için kişi seçimini hiçbir önyargının etkilememesini sağlamaya yardımcı olur.

Yüksek kaliteli klinik araştırmalar, araştırmanın hem tedavi hem de kontrol kolları için temel ölçümleri yayınlayarak doğrudan karşılaştırmaya izin verecektir.

Standart Tedavi İle Karşılaştırma

Araştırmacılar, bir hastalık için yeni ilaçları veya tedavileri araştıran bazı denemeler tasarlar, böylece kontrol grubu, bir plasebo veya sahte tedavi yerine bu durum için yerleşik veya standart bir tedavi alır.

Bu tür bir kontrol, yeni ilacın şu anda mevcut olan tedavi seçeneklerine kıyasla herhangi bir karşılaştırmalı faydasını belirlemeyi amaçlamaktadır. Yeni ilacın yararlı bir etkisi var gibi görünse bile, yerleşik tedavi yine de daha güvenli ve daha etkili olabilir.

Karşılaştırmalı denemeler, yeni ilaçların ve tedavinin geliştirilmesinin ötesinde önemlidir. Sağlık hizmeti kaynaklarının tahsisi ile ilgili kararlara rehberlik edebilirler.

Dünyanın dört bir yanındaki sağlık hizmeti politikacıları; maliyet etkinliğini, yaşam kalitesi üzerindeki olası etkileri ve genel fayda ve maliyetin resmini çizen diğer faktörleri hesaba katarak, yeni bir ilacın mevcut tedavi seçeneklerine nasıl karşılık verdiğiyle genellikle özel bir ilgiye sahiptir.

Politikacılar ayrıca, sağlık hizmeti kılavuzları ve finansman hakkında karar verirken klinik araştırmalardaki çeşitlilik eksikliğini hesaba katmalıdır.

Tarihsel olarak, klinik deneyler tipik olarak beyaz erkek hastalar kullanılarak yürütülmüştür ve daha sonra farklı cinsiyet veya etnik kökene sahip kişilerde daha az etkili veya daha riskli görünen bir dizi ilaç ve müdahalenin onaylanmasıyla sonuçlanmıştır.

Randomize kontrollü çalışmalar bu önyargının üstesinden gelmeye yardımcı olur.

İnsan olmayan hayvanlarda veya nüfusun sınırlı bir bölümünde yapılan araştırmalar, çoğu durumda, genel popülasyon içinde bir ilacın veya tedavinin yaygın kullanımını tavsiye etmek için yetersizdir.

Hayvan araştırmalarına dayalı bazı ilaçların onaylanması, insan olmayan hayvanlar genellikle bir ilaca veya tedaviye insan tepkisini tahmin etmek için zayıf bir model olduğundan, insanlarda önemli zararlara yol açmıştır.

Randomize Kontrollü Çalışmalarda Etik Hususlar

Bir plasebo vermek bazen etik olmayabilir. Bununla birlikte, sağlamaları etik olduğunda, RKÇ’lerin güvenilirliğine yardımcı olurlar.

Bilimsel bir araştırmayı titizlikle tasarlamak her zaman pratik değildir.

Gerçek bir plasebo elde etmek ve gizlemek zor olabilir. Bazı durumlarda, plasebo vermek etik değildir.

Aşağıdaki pratik sınırlamalar, bir randomize kontrollü çalışma için tasarımları bozabilir:

  • Cihaz ve ameliyat gerektiren daha invaziv tedavilerin, karşılaştırma grubunda gerçekçi bir şekilde modellenmesi imkansız olabilir.
  • Çok az insan belirli bir hastalığa sahip olabileceği gibi hem tedavi hem de tedavi dışı gruplar, araştırma için hazır olmayabilir.
  • Katılımcıların belirli bir denemeye alınması çok zor olabilir.

Plasebo kullanan bir deneme katılımcılar için adil olmayabilir. Örneğin, bir plasebo, katılımcının normal tedavi sürecini reddetmek anlamına geliyorsa, ciddi veya yaşamı sınırlayan bir hastalığı tedavi etmeye yönelik bir araştırma sırasında kullanım için etik değildir.

Bu koşullarda, araştırmacılar bir karşılaştırma grubuna halihazırda mevcut olan bir tedavi verecektir. Katılımcılar, sahte bir tedavi uğruna standart bakımlarından ödün vermeyeceklerdir.

Araştırmacılar, mevcut tedavi yoksa farklı bir deneme tasarımı kullanabilir. Bağımsız etik inceleme kurulları, deneme tasarımlarının katılımcılar için adil olup olmadığına karar verir.

Bu etik onay olmadan klinik araştırma devam edemez.


İlgili içerikler:


Sağlık, ilaçlar, bitkiler ve daha birçok eşsiz konu üzerine güncel makalelerimizden haberdar olmak için sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.

Batuhan Korkmaz {Batuhan Korkmaz}

Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde okuyor. Eğitim hayatı süresince öğrendiklerini bir araya getirmek ve sağlığınız hakkında daha kolay bilgi edinebilmeniz amacıyla araştırdıklarını sitesinde paylaşmaktan keyif duyuyor. | korkmaz1001@gmail.com e-mail adresinden ya da @bthnkrkmz Instagram sayfasından iletişime geçebilirsiniz. | Öneri ve şikayetleriniz için: onlineczaci@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir